İş Sözleşmesi Feshedilince İzlecek Adımlar

SORUNUZU ŞU AŞAĞIDAKİ FORMDAN GİZLİCE SADECE AVUKAT MEHMET’E SORABİLİRSİNİZ:

İş sözleşmeniz haksız yere feshedildiyse kötü ve basitetsiz bir patron ile karşı karşıya kalmış durumdasınız demektir.

21. yüzyıl’da 2000 yılından sonra birçok aydın ve düşünür modern kapitalist iktisadi sistemin çöktüğünü ve iş yapamaz hale geldiğini, bir yerlerde tıkandığını söylemiştir.

Esasında sistem çökmüş falan değildir. Sistem her defasında bir yerde tıkanıyordu.

Bu tıkanıklığın sebebi ise kollektivist ve paylaşımcılık adı altında kurulan örgütler, cemaatler, dernekler, gizli birlikteliklerdir. Ani bir refkeks ile “ne alaka, hadi oradan” demeyin. Öncesinde derinlemesine düşünün.

Eğer herhangi bir cemaate bağlı değilseniz bugün Türkiye’de bazı sektörlerde bir yere kadar yükselebilirsiniz. Belli bir yerden sonra tırmanmanıza izin vermezler. Önünüze set çekerler. Binbir bahane ile sizin ümüğünüzü sıkarlar ve en sonunda yasalara ve hukuka uygun şekilde şutlarlar.

Ancak bu şutlama hakkaniyete ve adalete uygun değildir.

Çünkü basitetsiz bir evlat sırf “Mardin’in bilmemne aşiretinin reisinin torunu“, “Süleymancıların marmara yönetcisinin yeğeni” diye kayırılıp aslında hiç hak etmediği ve hiç de layık olmadığı pozisyona getirilirse burada köklü ve gelecekte etkileri kelebek etkisi misali uzayacak düzinelerce probleme davetiye çıkarılmış olacaktır.

Pandoranın kapısı açılacaktır.

Basiretsiz ve esasında çok da yetenekli olmayan bu evlat hizmetler sektöründe lokomotif olan bir şirketi yeterince iyi yönetemeyecektir. Bu da beraberinde sistemde bir stres yaratacaktır. Boşluklar yaratacaktır. Bu stres işçilerin sözleşmelerinin yok yere feshedilmesine kadar etkiler doğurabilecektir.

Yetenekli ve gerçekten zeki olduğu halde hak ettiği pozisyonu; bilmemne  cemaatinden bir evladın ya da Süleymancıların, veyahut cemaatlerin bilmemne kolunun bilmemne bölgesi sorumlusunun yeğeni doldurduğu için çok kızgın…

Patronu veya yöneticisi becereksiz, liyakatsiz olduğundan dolayı şirketi zarara soktuğundan ve bundan ötürü işçi çıkarılmak zorunda kalındığı için işçiler çok kızgın.

Birilerine yapılan torpiller, iltizamlar, kayırmalar nedeniyle yeterince işler kurulamadığı için girişimciler çok kızgın. Gelecekteki yetenekli müstakbel patronları hiç var olamadığı ve kendilerine iş veremediği için işçiler çok kızgın. Sistemin tıkanmasına yol açtıkları için kayırmacı ve torpilci olan örgütlere serbest piyasanın görünmez eli çok kızgın.

Bu kızgınlıklar teknolojik yeniliklerin ve inovasyonların da el vermesi ile dünya çapında birçok değişimler yaratmaktadır. Başta çoğu ülkeye aşırı milliyetçi liderlerin gelmesi olmak üzere çeşitli değişimler yaşanmaktadır. Sonucun ne olacağı ise muamma ve belirsizliklerle dolu.

Eğer ki basiretsiz ve beceriksiz bir patron yüzünden iş sözleşmeniz haksız yere feshedilmiş ise yapmanız gereken en etkili şey dava açmak olacaktır.

Aşamalara geçmeden önce işçinin hangi sebeple sözleşmeyi feshedebileceğine ilişkin şu yazımızı da yeni sekmede açın lütfen belki sonradan okumak isteyebilirsiniz.

SORUNUZU ŞU AŞAĞIDAKİ FORMDAN GİZLİCE SADECE AVUKAT MEHMET’E SORABİLİRSİNİZ:

1. Aşama-Şirkete ihtarname

Sizi işten atan patronun şirketine heybetli ve hukuk diliyle yazılmış güzel bir ihtarname göndermek bazen yıllar boyu sürecek dev sorunları peşinen ve çok basit şekilde çözebilecektir.

Bunu uygulamazlar. Direkt dava açmaya, arabulucuya gitmye çalışırlar. Yanlış. Önce bir son kez patronla konuşun. İnanın patronların aklı sonradan çalışan insanlardır. Belki göndereceğiniz kapsmalı ihtarnameden sonra ciddiyetinizi ve başına gelecek olanları daha iyi tahayyül edebilir ve sizi hemen işe almak isteyebilir.

Bu ihtarnameyi siz hazırlayamazsınız. Yani bir işçi olarak hazırlamaya kalkarsanız ciddiye falan alınamazsınız. Gülerler. Hiç alınmak, gücenmek kırıkmak yok. Nasıl ki doktorluktan anlamayan adam amelliyat yapamaz ise hukuktan anlamayan adam da kalkıp adamakıllı ihtar mihtar yazamaz. Yok öyle bir şey!

2. Aşama-haksız fesih zorunlu arabulucu

Eskiden direkt dava açarlardır. Öyle arabulucuya falan gitmek yoktu. Ancak sonradan dava yükleri birikince ve davalar da adliyeyi iyice meşgul etmeye başlayınca ve gerek işverene gerekse işçiye ciddi masraflar çıkmaya başlayınca yurtdışından kopyalayıp yeni bir ara müessese getirdiler: Zorunlu Arabulucu!

Adından anlaşılacağı üzere bu adamlara gitmeden direkt dava açarsanız davanız Kanunu uyarına reddedilir. Ancak böyle bir hata yaptıysanız hemen üzülmeyin. Zira böylesi durumda mahkeme size arbaulucuya gitmeniz için bir mühlet verir. Eğer gidip de anlaşmazlık tutanağını mahkemeye sunarsanız davanız devam eder.

3. Aşama-Dava dilekçesi aşaması

Bu dilekçenin nasıl yazılacağı konusunda çok soru alıyorum. Özellikle de kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, çalışma ücreti, fazla mesai, AGİ (asgari geçim indirimi) gibi ücret kalemlerinin nasıl hesaplanacağı konusunda çok soru alıyorum.

Bunları biz iş hukuku alanına odaklanmış bazı avukatlar kolaylıkla hesaplayabiliyoruz. Elimizde güncel işçi alacağı hesaplama tabloları mevcut. Bunlara göre taleplerimizi dilekçelerimize yazıyoruz.

Eğer bu hesaplamayı yapamazsak ne olacak?

Bu takdirde mahkeme bilirkişi atayıp kendiliğinden resen bu hesaplamaları yapacaktır. Zaten biz hesaplamalar yapıp da taleplerimizde net ve somut rakam yazsak dahi mahkeme yine de iş hukuku alanında tazminat hesaplama konusunda uzman birisini bulup bu hesaplamaları yaptıracaktır.

Dava dilekçemizde ‘neyi ne kadar isteyeceğimizden‘ ziyade ‘neyi‘ isteyeceğimizi net olarak yazmamız gerek. Gerisi çorap söküğü gibi kendiliğinden gelecektir.

4. Aşama- Cevap dilekçesi aşaması

Karşı taraf yani patronun avukatı diyecek de diyecek. Size olmadık iftiralar  da atabilir. Moralinizi bozabilir. Hazırlıklı olun buna. Öyle hemen moralinizi de bozup üzülmeyin. Çünkü hakimler bu ucuz numaralarını yutmuyor. Bu aşamada eğer dosya bilirkişiye gittiyse ve geldiyse orada yazan rakamlara itirazlarınızı da sunabilirsiniz. Ancak eğer dosyaya henüz sunulmadıysa bu itirazlarınızı sonradan yapabilirsiniz.

5. Aşama- Bilirkişi Raporlarına İtiraz Aşaması

Bilirkişi raporları çoğu zaman sizin %100 lehinize olmaz arkadaşlar. Muhakkak itiraz edip daha makul ve ölçülü bir değer için itiraz etmeniz gerekebilir.  Bu itiraz için yanınıza teknik destek lazım olabilir. Çekinmeden ve paraya kıyarak bu desteği alınız. Aksi takdirde itiraz dilekçeniz anlamsız yazı yığınlarından oluşacak ve tek bir somut, pratiğe dönük bilgi içermeyecektir.

6. Aşama- Tanık dinletilmesi Aşaması

İş yerindeki davranış ve tutumlarınızı kanıtlamanız için tanıklar dışında daha etkili bir yol yok. Bu tanıklar da patronları satmamak için konuşmak istemezler. Zorla getirilseler bile lehinize konuşmazlar. Bundan dolayı davanın son zamanlarında işten ayrılmış birini kovalamanız gerekcektir. Eğer iş yeri büyükse mutlaka aylar içerisinde ayrılanlar olacaktır. Onlara ulaşıp tanıklık isteyin. Onların da davalarında siz tanıklık yapabilirsiniz. Bu aşama en çok zorlanılan aşamadır ne yazık ki. Ayrıca o işyerinde çalışıp da emeklilik yaşı yaklaşanları da telefonla arayabilirsiniz.

7. Aşama- Bölge Adliye Mahkemesi Aşaması

Dava siz kazansanız da kaybetseniz de bir üst mahkemeye taşınır. Burada da hukuka uygunluk değerlendirilmesi yapılır. Eskiden üst mahkemelerin sadece bozup geri gönderme yetkisi vardı. Ancak şimdilerde yerel mahkemenin görmediği eksiklikleri tamamlayıp onun adına bile karar verebilmektedir.

8. Aşama-Yargıtay Aşaması

Dosyanız eğer ki belirli bir haddi geçen tazminatı konu alıyorsa veya “sözleşme feshi” gibi hayat memat meselesi denilebilecek bir konuyu ele alıyorsa yargıtaya da gidebilir. Bu yeni aşamanın sizin için daha iyi. Yani dosyanız sadece istinafa kadar gidebilseydi bu durum hukuk güvenliği açısından çok sağlıklı olmayacaktı. Zira yapılan bir araştırmaya göre üst mahkeme yargıçlara kararlarında daha ‘cesur‘ davranabilmektedirler.

9. Aşama- Eğer Yargıtay da reddederse?

Bu saatten sonra artık yapılacaklar tükenmiş ve iç hukuk yolları neredeyse tükenme noktasına gelmiş demektir. Genelde şu aşamaya kadar reddedildiyse avukatlar buranın da üstü olan Anayasa Mahkemesi’ne müracat etmemektedirler. Çünkü Anayasa Mahkemesi’nin maalesef  ki kamuya mal olmamış kişilerin belirli rakamsal meblağlanın altındaki dosyalarına ayıracak çok fazla vakti yok. Ancak elbette siz yine de Anayasa Mahkemesi’ne kadar hakkınızı arayıp iç hukuk yollarını tamamen tüketin ki buranın da üstü olan AİHM’ne  (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne) başvuru şansınız olsun.

 

Bu arada şu linkten iş sözleşmesi feshedilenlerle ilgili sık sorulan sorulara göz atabilirsiniz.

SORUNUZU BU FORMDAN GİZLİCE SADECE AVUKAT MEHMET’E SORABİLİRSİNİZ:

Yorum Yap